I do - Türkisch Englisch Wörterbuch

I do

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Bedeutungen von dem Begriff "I do" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 1 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Colloquial
I do expr. evet, ediyorum

Bedeutungen, die der Begriff "I do" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Phrases
if I do say so n. ayıptır söylemesi
what would I do expr. neyleyim
it's the least I can do expr. lafı mı olur, rica ederim
do what I say not what I do! (dwisnwid) expr. dediğimi yap, yaptığımı yapma
if I do say so myself expr. övünmek gibi olmasın
Proverb
I'd rather face a firing squad than do this bunu yapacağıma kurşuna dizilmeyi tercih ederim
Colloquial
to what do I owe the pleasure? expr. (özellikle birisi bir yere geldiğinde) bu şerefi neye borçluyum?
so what do I get in return? expr. karşılığında ben ne alacağım?
nobody cares what i do expr. ne yaptığıma kimse önem vermiyor
to what do I owe this pleasure? expr. bu zevki neye borçluyum?
can't say as I do (can't say as i don't) expr. bilemeyeceğim emin değilim
(I'd be) happy to (do something) expr. (bir şeyi) memnuniyetle/seve seve (yapmak)
(I'd be) happy to (do something) expr. (bir şeyi yapmak) istemek
(I'd be) happy to (do something) expr. (bir şeyi yapmaktan) memnuniyet/mutluluk duymak
I don't mind if I do expr. hiç fena olmaz
what do I know expr. öyle olmayabilir de
what do I know expr. (bazen alay yollu) ben ne anlarım ki
what do I know expr. bilemeyebilirim tabii
what do I know expr. tabii bu sadece bir tahmin
what do I know expr. ben bu işten anlamam
(I) don't care if I do expr. olabilir
(I) don't care if I do expr. geleyim bari
(I) don't care if I do expr. eh, peki
(I) don't care if I do expr. alayım/içeyim madem
anything else can I do for you? expr. yardım etmemi istediğiniz başka bir şey var mı?
do I have to draw (you) a picture? expr. (sana) her şeyi açık açık söylemek mi gerekiyor?
anything else can I do for you? expr. başka bir ihtiyacınız var mı?
(I) don't mind if I do expr. hiç fena olmaz
(I) don't mind if I do expr. hayır demem
and I think you do expr. anladın sen onu
(I) don't care if I do expr. hiç fena olmaz
anything else can I do for you? expr. size başka nasıl yardımcı olabilirim?
anything else can I do for you? expr. size yardımcı olabileceğim başka bir şey var mı?
(I) don't care if I do expr. hayır demem
(I) don't mind if I do expr. zahmet olmazsa
do I have to draw (you) a picture? expr. (sana) her şeyi tane tane anlatmak mı gerekiyor?
(I) don't care if I do expr. zahmet olmazsa
and I think you do expr. sanırım anlıyorsun
anything else can I do for you? expr. başka bir şey istiyor musunuz?
do I have to draw (you) a picture? expr. resimli açıklama mı lazım (sana)?
so what if I do? expr. yaptım, ne olmuş yani?
I'd (just) as soon (as) do something expr. (bir şey) yerine (başka bir şey yapmayı) tercih ederim
you know as well as I do expr. sen de biliyorsun ki
I'd (just) as soon (as) do something expr. en iyisi (bir şeyi yapmam) olmak
you know as well as I do expr. senin de bildiğin gibi
what do I know expr. ben ne anlarım
I'd (just) as soon (as) do something expr. (bir şey yapmayı) yeğlerim
I'd (just) as soon (as) do something expr. (bir şeyi yapsam) daha iyi olmak
so what if I do? expr. yaparsam yaparım, sana ne?
what do I know expr. (alay yollu) (biri bilmeyecek de) ben mi bileceğim
I'd (just) as soon (as) do something expr. (bir şeyi yapmam) daha iyi olmak
what if I do? expr. evet, yapacağım, ne olacak?
I'd (just) as soon (as) do something expr. (bir şey yapmaktansa başka bir şey yapmayı) tercih ederim
what if I do? expr. yaparsam yaparım, sana ne?
so what if I do? expr. yaptım diyelim, ne olacak?
you know as well as I do expr. ikimiz de biliyoruz ki
I'd (just) as soon (as) do something expr. (bir şey yapmayı) tercih ederim
what if I do? expr. yaptım diyelim, ne olacak?
so what if I do? expr. evet, yapacağım, ne olacak?
what if I do? expr. yaptım, ne olmuş yani?
I'll be hanged if I (do something) expr. bir daha yaparsam ne olayım
I'll be hanged if I (do something) expr. bir daha asla yapmam
I'll be hanged if I (do something) expr. bir daha yaparsam iki olsun
(I) can't say's I do expr. kesin bir şey söyleyemem
(I) can't say that I do expr. biliyorum, yapıyorum diyemem
(I) can't say's I do expr. tam/kesin olarak bilmiyorum
(I) wouldn't (do something) if I were you expr. ben olsam (bir şeyi) yapmazdım
(I) wouldn't (do something) if I were you expr. yerinde olsam (bir şeyi) yapmazdım
(I) can't say that I do expr. bildiğimi, yaptığımı söyleyemem
aityd (and I think you do) expr. sanırım anlıyorsun
aityd (and I think you do) expr. anladın sen onu
aityd (and I think you do) expr. anladın sen onu
aityd (and I think you do) expr. sanırım anlıyorsun
can't say as I do expr. bildiğimi/yaptığımı söyleyemem
can't say as I do expr. bilemiyorum
can't say that I do expr. bilemedim
can't say that I do expr. bilemiyorum
can't say as I do expr. emin değilim
can't say as I do expr. bilemeyeceğim
can't say that I do expr. bildiğimi/yaptığımı söyleyemem
can't say that I do expr. emin değilim
can't say that I do expr. bilemeyeceğim
can't say as I do expr. bilemedim
I'll be danged if I (do something) expr. ölsem yapmam
I'll be danged if I (do something) expr. (yaparsam) ne olayım
I'll be danged if I (do something) expr. (yaparsam) iki olsun
do I have to paint a picture? expr. her şeyi açık açık söylemek mi gerekiyor?
do I have to spell it out? expr. bunu anlatmak için daha ne yapmalıyım (resim mi çizeyim/tek tek heceleyeyim mi)?
do I have to paint a picture? expr. resimli açıklama mı lazım?
do as I say expr. dediğimi yap
do as I say expr. ben ne diyorsam onu yap
do I have to spell it out? expr. hecelerine mi ayırayım?
do I have to spell it out (for you) expr. bunu sana açıklamam mı gerekiyor mu?
do as I say expr. benim dediğimi yap
do I have to draw a picture? expr. resimli açıklama mı lazım?
do I have to paint a picture? expr. her şeyi tane tane anlatmak mı gerekiyor?
do I have to spell it out? expr. bunu açıklamalı mıyım?
do I have to draw a picture? expr. her şeyi tane tane anlatmak mı gerekiyor?
do I have to draw a picture? expr. her şeyi açık açık söylemek mi gerekiyor?
do I have to spell it out? expr. bunu açıklamam gerekiyor mu?
don't care if I do expr. hayır demem
don't care if I do expr. hiç fena olmaz
don't care if I do expr. alayım/içeyim madem
don't care if I do expr. zahmet olmazsa
don't do anything I wouldn't do expr. sorumsuzca bir şey yapma
don't do anything I wouldn't do expr. aptalca bir şey yapma
don't do anything I wouldn't do expr. uslu ol
don't do anything I wouldn't do expr. pişman olacağın bir şey yapma
don't care if I do expr. olabilir
don't care if I do expr. geleyim bari
don't do anything I wouldn't do expr. düşünmeden hareket etme
don't care if I do expr. eh, peki
don't mind if I do expr. hayır demem
don't mind if I do expr. zahmet olmazsa
don't mind if I do expr. hiç fena olmaz
dyswidt? (do you see what I did there?) expr. nasıl espri/şaka ama?
dyswidt? (do you see what I did there?) expr. esprimi/şakamı anladın mı?
I (do something), therefore I am expr. (bir şey yapıyorum), öyleyse varım
I am (someone), hear me (do something) expr. ben (biriyim), (bir şey yaptığımı) duyun
I am (someone), hear me (do something) expr. ben (biriyim), (sesimi) duy
I wouldn't put it past somebody (to do something) expr. biri (bir şey) yapsa/yapmışsa hiç şaşırmam
I wouldn't put it past somebody (to do something) expr. (tam da) birinin yapmasını bekleyeceğim/yapması beklenecek bir hareket/davranış
if it's the last thing I do expr. hayatım pahasına
I won't do something again in a hurry expr. bir şeyi bir daha hayatta yapmam
if it's the last thing I do expr. hayatım pahasına da olsa
I'm be damned if I (do something) expr. (bir şeyi yaparsam) ne olayım
I'll be damned if I (do something) expr. (bir şey yaparsam) iki olsun
I'm be damned if I (do something) expr. (bir şeyi yaparsam) iki olsun
if it's the last thing I do expr. her pahasına
if it's the last thing I do expr. her ne pahasına olursa olsun
if it's the last thing I do expr. her şeyi göze alarak
I won't do something again in a hurry expr. bir şeyi bir daha asla yapmam
I won't do something again in a hurry expr. bir şeyi bir daha ölsem yapmam
if it's the last thing I do expr. ne olursa olsun
I'll be damned if I (do something) expr. (bir şey yaparsam) ne olayım
I'd as soon do expr. (...) yapmam daha iyi olur
ishygddt (I seriously hope you guys don't do this) expr. hangi yıldayız/devirdeyiz?
ishygddt (I seriously hope you guys don't do this) expr. bu devirde hala bunu yapıyor olamazsınız
what can I do you for? expr. senin için ne yapabilirim?
what can I do you for? expr. sana/size nasıl yardımcı olabilirim?
what can I do you for? expr. sizin için ne yapabilirim?
where do I sign up? expr. nereden kayıt yaptırıyoruz? (kinayeli)
where do I sign up? expr. tam aradığım etkinlik (kinayeli)
where do I sign up? expr. öyle mi, hemen katılıyorum (kinayeli)
no matter what I do I can't please you expr. ne yapsam sana yaranamıyorum
no matter what I do I can't please you expr. ne yapsam size yaranamıyorum
no matter what I do I can't please you expr. ne yapsam yaranamıyorum
to what do I owe the honor? exclam. (özellikle birisi bir yere geldiğinde) bu şerefi neye borçluyum?
Idioms
i'd just as leave do something expr. şöyle yapsam daha iyi (olacak)
I'd just as leave do something expr. böyle yapmayı tercih ederim